| Eklenme Zamanı: 11.02.2008 00:50:36 |
|

Tom Clancy başarılı bir yazar ve şu ana dek bu yazıları bizlere oyun olarak sunmayı başarmış biri. En gözde oyunu olan Splinter Cell serisi yeni bir oyunla karşımızda, ancak akıllarda şöyle bir soru var: ’’Bu oyun önceki gibi mi olacak?’’ Splinter Cell’in önceki oyunu olan Double Agent fazla bir başarı elde edememişti, acaba bu oyunda mı böyle olacak? Oyundan konu olarak biraz bahsedelim. Malûmunuz, karakterimiz Sam Fisher daldan dala atlayan, gizlenmeyi bilen karmaşık işler adamıdır. Önceki oyunlarda başı belaya girmiş ve adı kirlenmiştir. Sam Fisher artık adını temizlemek istemektedir ve bu konu hakkında bir şey yapmaya karar verir. Ajanımız daha önce Ulusal Güvenlik Ajanlığı'na bağlı bir ajanken kendisine kurulan kumpasları keşfeder. Bildiğiniz gibi son oyun Double Agent’ta Sam FBI ve NSA (Ulusal Güvenlik Ajansı)’den kaçmaktadır ve ekranlarımızda ‘’devam edecek’’ diye bir yazı çıkmıştır. Conviction'da bu olayların üzerinden iki yıl geçmiştir ve Sam bambaşka bir adam olup çıkmıştır. Görünüşü tanınmaz bir hâle gelmiş ve her zamanki alışık olduğumuz iş kıyafetinden (!) artık eser yoktur. O artık normal bir şehir insanıdır ve Washington DC.'de kendisi aleyhine olan kanıtları bulmak ve yok etmek, ya da diğer bir tâbirle kendisini temize çıkaracak kanıtlar bulmak istemektedir.
Oyunda hala gizliliğe önem verilmekte, fakat bildiğimiz anlamda değil. Bu sefer adamımız normal vatandaş şeklinde halkın içinde dolaşabilecek. Oyun aynı zamanda Ubisoft’un bir diğer gündem sarsıcı oyunu olan Assassin’s Creed'le de senaryo bakımından benzerlik göstermekte. Oyunda karakterimizin özel hareketleri çok önemli bir yer alıyor elbette. Önceki oyunlardan hatırlayacağınız gibi adamları öldürme genellikle gizlilik ve tereyağından kıl çekme seviyesinde olduğu için tam olarak bize ajanlık hissini yaşatıyordu, ancak bu oyunda bu özellikler daha da geliştirilmiş ve oyuncuların önüne gümüş tepside sunulmuş âdeta.
Oyunun yapı taşı olan gizliliği biraz açalım…Oyunda, yeri gelecek önceki oyunlarda yaptığımız gibi gizleneceğiz, yeri gelecek gizlenmeye ihtiyaç duymayacağız, ama Conviction’da çok da güzel birkaç gizlilik dikkatimizi çekiyor. Örneğin, artık kalabalığın karmaşasından ve gürültüsünden yararlanarak gizlenebileceğiz. Aslında gizlenme bile sayılmaz, o kadar insanın içinde fark edilemeyeceğiz sadece. Bir başka gizlilik metodu ise tam anlamıyla gizlilik. Birisi sizin olduğunuz mekâna girmeye çalıştığında masanın ya da sıranın altına gizlenebileceğiz ve işimizi kan çıkarmadan halletme seçeneğimiz olacak.
Sam, gerçek hayatta tutabileceğimiz birçok eşyayı sımsıkı kavrama yeteneğine sahip olacak; evet, oyunda izin verilen tutulabilecek her türlü nesneyi tutabileceğiz. Örneğin karşınızdaki canınızı mı sıktı, indir panoyu gitsin. O zaman daha gerçekçi bir örnek verelim: Birisini takip ediyorsunuz ve binaya girdi. Sizin binaya giriş yolunuz üzerinde ya bir kitaplık var ya da masa; hoop tuttuğumuz gibi kenara kaydırıyoruz ve avımızın peşine tekrar düşüyoruz.
Biraz da oyunun kalitesinden bahsedelim. Ubisoft’un yayımladığı trailer'lar oldukça ümit verici ve bu işi başarmışlar dedirtiyor insana. Trailer'larda oyunun hızlı bir gidişatı ve diğer oyunlara göre daha iyi bir grafik kalitesi olsa da, günümüzün diğer oyunlarına göre biraz vasat bir görüntüsü var. Yüz hatları her ne kadar belirgin yapılmaya çalışılsa da %75'lerde gezen bir başarı yakalanmış gibi. Trailer'larda güzel görünen grafikler oyunda nasıl olur bilinmez, ama kuşku yok ki Splinter Cell’i seviyorsanız ya da sevmeye başlamak istiyorsanız bu oyun tam sizin için. Patlama efektleri pek iç açmasa da oyunda bol bol kovalamaca sahneleri yaşayacağız; ancak fizik motorunun gayet güzel modellendiğini söylemeden geçemeyeceğim. Çevreyle güzel bir etkileşim söz konusu ve adamların boğazına yapıştığımız gibi onları istediğimiz yere fırlatabilir ve hemen her şeye hasar verebiliriz. Oyunun oynanış kolaylığı da biraz çetrefilli; kontroller o kadar kolay olmayacak gibi görünüyor, ancak zaten Splinter Cell oyuncusuysanız sizi zor durumda bırakacak türden kontroller yok oyunda.
Arkadaşlar son olarak oyunumuzun PC, Xbox360 ve Nintendo DS'e 2008'in son çeyreğinde çıkacağını belirtelim; ancak PS3 hayranları bu oyundan mahrum kalacak.
|