"Bu inceleme için, serbest yazarlarımızdan 'Osman Tufan' a teşekkürler"
Oyun dünyasında öyle oyunlar vardır ki, onu oynamaya başladınız mı o karakterin yerine geçebilmeyi çok istersiniz, onun yaptığı hareketleri yapabilmek, onun gibi dövüşebilmek, öyle bir karizmaya sahip olmak, kısacası o olabilmek. Bizi oyun dünyasında akrobasi ile tanıştıran ilk oyun Prince of persia: sands of time (ubisoft-2001) oldu diyebilirim, en azından bu hareketleri bu kadar rahatça kullanabildiğimiz, hepimizin prens olmak istediği bir oyun sunmuştu bize ubisof çalışanları, sonrasında bu oyunu üç oyun daha ve ardındanda assasian creed takip etti. Bunun yanında bilgisayarlarımıza runner’ ları taşıyan ve oynuyaların bir çoğunu runner olma isteğine sürükleyen mirror’s edge’yide unutmamak lazım. Tabi mirror edge’deki karakterimiz her ne kadar prens ve Altair (assasian creed) kadar karizmatik olmasa da oda bayan oyuncuların idolü olabilme şansına sahipti. Bu oyunları zevkle oynadıktan sonra, tam yeni arayışlara yönelmişken activision sesimizi duymuş olmalı ki tamda ihtiyacımız olduğu sırada “PROTOTYPE” oyununu piyasaya sürdü. Yapı olarak bahsettiğimiz oyunlarıda andıran prototype sanırım adını en az onlar kadar duyurabilecek bir oyun.
Oyunun kısayol tuşunu heyecanla tıkladıktan sonra, klasik olarak oyunun yapımcı ve dğıtımcı logoları geliyor ekrana, fakat bunları izlerken bile heyecanınız artıyor, Activision yazıları kırmızı bir şerit halinde beliriyor, ve sonrasında oyunun menüsü geliyor karşınıza, tabi hiç birine göz atmadan, direk new sekmesine tıklıyoruz. Oyunun hemen başlanıcında canlandırdığımız Alex Mercer karakteri, bir çatının tepesinde şehirde olan bitenleri izliyor, şehir gösterildiğinde ise, akıllara hemen zombileriyle ünlü “residet evil” oyunlarındaki o kaos ortamı geliyor. Hertarafı zombiler basmışken özel timler onları temizlemeye çalışıyor, ve kahramanımız onlara çatıdan bakarak “tüm bunların sorumlusu benim, onlar beni katil terorist ve canavar olarak biliyorlar…Ben bunlarım” diyerek kendini yaklaşık bir üç yüz metreden aşağı bırakıveriyor.Ve yere çok karizmatik bir şekilde yumruğunu koyarak, bir dizi üzerine çömelmiş şekilde bir iniş gerçekleştiriyor.Zaten bu hareketinden ve karşısındaki okadar silahlı adama rağmen bu kadar soğuk kanlı durmasından kahramanımızın güvendiği bir şeyler olduğunu anlıyoruz,ve ardından bir anda kollarından wolverine’dan daha ihtişamlı bir şekilde pençeler çıkartarak başlıyor askerleri doğramaya ve bunları izlemek gerçekten heyecanınızı kat ve kat arttırıyor.
Activision giriş vidyosunu gerçekten harika hazırlamış diyebilirim, bazı oyunlardaki gibi videoyu izledikten sonra hevesiniz azalmıyor, aksine klavye ve mause daha bir iyi kavrayıp oyuna kendinizi tamamen hazırlıyorsunuz.
Bu ihtişamlı giriş videosundan sonra oyuna zombilerle dolu şehir meydanında başlıyoruz. Burada çeşitli güçlerimizi bize tanıtıyor, kısacası ufak bir tutorial bölümü oynuyoruz ve Alex’un bu ihtişamlı gücünü daha da iyi anlamış oluyoruz.Bu bölümde bize çeşitli görevler veriliyor ve onları tamamlamaya çalışıyoruz ve ekrana gelen “PROTOTYPE” yazısıyla anlıyoruz ki,macera daha yeni başlıyor.
Sonrasında ekrana gelen bir yazı bizi 18 gün öncesine yani daha bu olayların başlamadığı şehirde zombilerin izinin olmadığı, o güneşli parlak şehir günlerine götürüyor. Karakterimiz bir morgda, ölü bir biçimde yatarken iki bilim adamı onu inceliyor. Ve tam neşteri vuracakları sırada derin bir nefes alarak oradan kalkıyor ve kaçıyoruz.Buradan sonra biz kimiz neyiz neden böyleyiz sorularına cevaplar bulmaya çalışıyoruz.
Oyunun senaryosuda zaten bunun üzerine kurulmuş, kahramanımız onu bu hale getirenleri bulmaya çalışıyor, ve bunu yaparken de şehrin nasıl zombilere dönüştüğüne de tanıklık ediyorsunuz.
Prototype oynanabilirlik açısından gerçekten çok güzel bir düzenlenmiş, tuş kombinasyonları oldukça yerli yerinde, oyunda kahramanımızın birçok özelliği var ve bunları kullanırken zorlanmamamız için oyun çalışanları bu kombinasyonları olabildiğince güzel düzenlemişler.
Alex karakteri için hem Altair, hem prens hemde Hulk karakterlerini bir kişide toplamışlar diyebilmek mümkün, bunun yanında tabi değişik silahlarda ekstrası oluyor Alex’in. Oyunda sağlık problemi kendine has bir yöntemle sağlanmış, Alex’in canı azaldığında bir zombiyi veya insanı “consume” denilen yöntemle içine alıp sindirerek canını doldurabiliyor. Kulağa hoş gelmesede yapması bir hayli zevkli bir işlem, ayrıca bu işlem esnasında sindirdiğiniz karakterin dna’larınada sahip olmuş oluyorsunuz.yani dilediğiniz zaman o insanın şekline bürünebiliyor ve hafızasına da sahip oluyorsunuz,yani mesela sindirdiğiniz adamın tank sürebilme gibi bir özelliği varsa sizde bu özelliğe sahip oluyorsunuz ve o adamın kılığına girdiğinizde tank sürebiliyorsunuz.Oyunda karakterimizin birçok farklı özelliği var,özellikle binaların tepesine tırmanmak ve buradan şehre doğru süzülmek çok güzel ve zevkli olabiliyor.