Hakan Şükür'ün uymadığı sisteme nasıl olup da Ersen Martin'in uyduğunu açıklayamayan millî katilimiz Ersun Yanal'ın ve ardından yılların İtalyan (!) imparatoru Fatih Terim'in, yani iki kaliteli teknik direktörün elinden geçmesine rağmen bizim için çok kritik olan 2006 Dünya Kupası'na katılamayan A milli futbol takımımızın geleceği hakkında ne kadar karamsar duygular içerisindeysem, futbol oyunlarının geleceği konusunda da o kadar endişeliyim; yıllardır aynı şekilde, azıcık yenilikle karşımıza gelip duran futbol oyunları ne zaman iki büyük yapımcı Konami ve Electronic Arts tarafından yenilenmeye, her sene insanları heyecanlandırmaya başlayacak? Fifa'nın oynanışındaki monotonluğu ve PES-WE'nin veritabanı saçmalıklarını hayatımızın sonuna kadar çekmek zorunda mı kalacağız? Peki ya futbol terörü, o ne olacak? Hakemlerin anneleri ne zaman caiz olmayan yerlerinden taciz edilmemeye başlanacak? Ne olacak stres dolu hayatımızın tek deşarj yöntemi futbolun geleceği, ne olacak; söyle bana Haşmet! Haşmet? Ehohea bu filmde Haşmet yoktu ya...
Ticarî kafası grafik geliştirme kafasından çok daha ileride olan Elctronic Arts'ın Almanya 2006 Dünya Kupası öncesindeki oyuncu avı tüm hızıyla devam ediyor, geçen sene sezon ortasını Şampiyonlar Ligi oyunuyla dolduran EA, bu sene ise Dünya Kupası'nı kullanıp 2006 oyununda ortaya koyduğu oynanışla bize aynı oyunu tekrar sattırma konusunda elinden geleni yapmakta. Her şey tamam, paraya doymayıp her zaman daha fazlasını isteyerek azıcık yenilik yaparak aynı oyunu isim ve logo değişikliği ile piyasaya sürmeyi anladık, fakat neden aynı oyunu çok farklı özelliklere sahipmiş gibi lanse edip milleti kandırma uğraşları içerisine giriyorsunuz? Türk marka ve televizyonlarına Türk halkını salak yerine koydukları için kızarken aynı atraksiyona girişen Electronic Arts'a karşı sessiz kalıyoruz, yoksa biz salak mıyız? Zurna mıyız? İsmail YK'nın ellerinden öpüyoruz.
Bir demo incelemeden ne beklenir, oyundan aldığımız ilk izlenimleri ve eğer oyun serî ise yenilikleri güzelce anlatmamız istenir, ancak gelin görün ki Electronic Arts anlatılacak, değinilecek yenilikleri, noktaları o kadar sınırlı hâle getirmiş durumda ki elimiz kolumuz bağlı yarım sayfa futbol ve isyan geyiği çeviriyoruz, bakın çevirdik ve hâlâ da çevirmeye devam ediyorum. Şimdi çevirmeyi keseyim ve göbek atmaya başlayayım, demoda Meksika, İngiltere, Almanya ve A.B.D. olmak üzere toplam üç takım var, tıpkı Fifa 2006'nın demosunda olduğu gibi maçların sadece ilk devrelerini oynayabiliyoruz. Dün gibi hatırlıyorum Fifa 2006'nın demosunun yayımlandığı günü, her nedense deliler gibi heyecanlanmış ve sanki arkamızdan koşturan varmış gibi demoyu ilk oynamamdan sonra kan ter içinde kısa bir demo inceleme haberi yazmıştım, sonra aklımı başıma alınca "ne yapıyorum ben ya" nidalarıyla oturup adam akıllı demo inceleme yazmayı da unutmamıştım tabiî. Gerçi ne kadar adamakıllı işler yaptığım tartışılır, Fifa 2006'nın ön incelemesinde beklentilerime "John'un yanında yorumcu olarak Erman Hoca bulunsun" demişim, bunu söyleyen adamdan dünyaya ne hayır beklersiniz ki? Zaten Elctronic Arts da çağrımı duymuş olacak ki değil Erman Hoca, John'u bile ortadan kaldırdı herifler. Şom ağızlı, yamuk beyinli biri olduğumu inkar edemeyeceğim. Neyse, konuyu dağıtmışım yine. Aslında konuyu bu yazıda dağıtmayacağım da nerede dağıtacağım, sürekli aynı şeyleri söyleyip duruyoruz Fifa anlatırken, ben bile sıkıldım yahu!
Fifa World Cup 2006'da, diğer Fifa'lardan farklı olan Afrika müzikleriyle bezenmiş güzel bir giriş videosu, kafasına yıldız işareti konulmuş kaliteli oyuncular, daha etkileyici menüler ve daha vasat müzikler var. Diğer her şey, bildiğimiz Fifa. Oynanış, grafikler... Bu yüzden onlardan bahsetmeye gerek duymuyorum. Aslında hiçbir şeyden bahsetme
ye gerek duymuyorum, yenilikleri ve umutsuzlukları aktarıp bu bahsi sonlandırmaktır amacım. Hatırlarsınız, son Dünya Kupası oyununda EA Games fantezi dünyasına adım atmış ve toplardan kıvılcım çıkarmıştı, bilhassa yıldız oyuncuların şutları orta sahadan da olsa Tsubasa'nın şutları gibi giderdi. Fifa World Cup 2006'da da oyun ilk açıldığında elemanların kafasında yıldız işareti görünce aynı atraksiyona bu sene de girildiğini düşünecektim ama girilmemiş, iyi de olmuş. Yenilik oluyordu ama uçuluyordu yani resmen, sonra oyundaki yıldız oyunculardan gerçekte de o hareketleri yapmaları isteniyordu (bkz. biz salak mıyız paragrafı). Bu sene, bildiğimiz Fifa monotonluğu ile oyunu kardeş kardeş oynuyoruz. Benim bittiğim nokta ise, maç sırasında çıkış tuşuna bastığımızda önümüze gelen menüydü, o ne güzel istatistik sunumudur öyle. Görevim olduğu için değil, sırf o istatistik motorundan faydalanmak için oyunu alacağım. Oyundaki bir başka yenilik ise her sene yapılan yeniliklerden biri, müzikler. Yalnız bu kez müziklerden hiç etkilenmedim, Dünya Kupası'na uygun olsun diye midir nedense, Afrika tarzına kaçan müzikler kullanılmış ve bu benim hiç hoşuma gitmedi. Memati, basın mekânı (izlemiyorum, kulak dolgunluğu benimki).
Öyle yani, Fifa yine bildiğimiz Fifa. Zaten normal bir insan, hele hele Fifa serîsiyle haşır neşir olan bir insan EA Sports'un yıl ortasında pek yenilik yapmayacağını bilir. Her şeye rağmen, bana PES mi FIFA mı diye soracak olursanız FIFA derim, bana katılmayanlar "Ronaldinjo"larıyla, "Hazan Kas"larıyla ve kalitesizlikleriyle futbol zevkine doymaya devam edebilirler. Piyasada adam gibi futbol oyunu yok, kabul edelim. Codemasters'ın Sensible Soccer'ı giderir mi bu eksikliği?
Yiğit "yasagh" Tokgöz
yasagh@gamerbug.net