Görüntüleme: 2557
2008 Oyunlarına Genel Bakış
2008 yılı, biz oyuncular için, oldukça bereketli geçti. Her türden oyunu oynadık, bazılarını beğendik, bazılarından nefret ettik. Benim de aklıma, 2008’in kendime göre bir raporunu çıkarmak geldi, ilgimi çeken oyunlardan kısaca olsa da bahsetmek amacı ile.
Fallout 3: Bazıları eski Fallout oyunlarının ruhunu taşımadığı için sevmedi, bazıları ise ona ayrı bir oyunmuş gözü ile baktı ve sevdi. Ben ikinci kısımdanım. Kanımca, Fallout 3’ü eski oyunlardan farklı düşünmeliyiz ve ona göre tartmalıyız. Uzun süreli oyun süresi, sürükleyici anlatımı ile kendisini uzun süre oynamıştım. Oyunun “bitmesi”, karakter animasyonlarının güdükleşmesi gibi hataları olsa da, oynanması gereken bir yapım. (Kişisel Notum: 85)
Race Driver: GRID: Hazır NFS serisi saçmalıyorken, bir bakayım demiştim. İyi de etmişim, çünkü karşımdaki 2008’in en iyi yarış oyunuydu. NFS’in aksine, oldukça legal olarak mücadele etmiştik. 24 Saat Le Mans yarışlarından tutun da, drifte kadar her türlü yarış türü elimizin altındaydı. Eh, bir de harika grafikler işin içine girince, GRID benim için efsane oldu. (Kişisel Notum: 93)

Need for Speed Undercover: Ne yazık ki EA ne kadar çamurdan kurtulmaya çalışırsa, o kadar batıyor Pro Street’ten sonra, umutluydum bu oyundan ama bütün hayallerim suya düştü ne yazık ki. Berbat kontrolleri, klişe senaryosu ile 2009’un sınıfta kalanlarından. Yine de, NFS’e bir şans daha vermeyi düşünüyorum, yapımcı değişikliği ile Need for Speed: Shift, bu yılın iyi oyunları arasına girebilir. (Kişisel Notum: 42)
Command & Conquer: Red Alert 3: Aynen Fallout 3’de olduğu gibi, eski oyunlarını düşünmedim. Harika soundtrackı, güzel grafikleri, yaratıcı ara videoları ve uzun oynanış süresi ile kendimi ona bıraktım, ki; hâlâ oynuyorum. Özellikle hava birimleri oyunda büyük bir güç teşkil ediyor. Alies veya Sovyetler ile oynarken uçak basıp düşman üssünü darma duman etmek çok zevkli. Eh, bunları yaparkan arkadan çalan “Hell March”ında etkisi yadırganamaz =) (Kişisel Notum: 94)

Tom Clancy's Rainbow Six Vegas 2: İlkinden daha iyi, bir efsane olmasa bile, güzel bir oyun. Karakterimizi kişiselleştirme özelliği ile daha en başından iddialı bir yapım olduğunu gösteriyor bize. Yavaş tempodan şikayet edemem, sonuçta karşımızda bir CoD yok, R6 var. Taktik yaparak, düşmanı süzerek, adamlarımızı en verimli şekilde kullanarak ilerlemeliyiz. (Kişisel Notum: 74)
Crysis Warhead: İlk Crysis hakkındaki yorumlarım pek iç açıcı değildi. Çok fazla abartıldığını düşünüyorum, kanımca ilk Crysis tam anlamı ile bir rezalettir. Bütün oyun boyunca gram zevk almamıştım oyundan. Warhead’de ise bu işler biraz değişiyor, yine eski, bilindik Crysis ama Sayko’nun oyuna kattığı hava yadırganamaz. (Kişisel Notum: 65)
S.T.A.L.K.E.R.: Clear Sky: Of of! Of ki, ne of! Harika bir oyunun, harika bir devam oyunu! İlk oyun ile paralel yapısı harikaydı! Atmosferi harikaydı! Zaten, S.T.A.L.K.E.R. serisini bu denli sevmemin sebebi de, verdiği yalnızlık ve korkuydu. Ne zaman rüzgar esse, benim de içime bir ürperti girerdi. Zone’da yürürken, hayatı sorgulardık. Bu “insan eli ile yapılmış Cehennemi” sorgulardık... Rus oyunlarını seviyorum. (Kişisel Notum: 85)

Far Cry 2: Crysis’e rakip? Öhm. Crysis, FC2 ile kıyaslanamaz bile =) Far Cry 2, yenilikçi düşüncelerle evlerimize konuk olmuştu. Dost sistemi gibi ekler katmıştı kendisine, iyi de etmişti. Ama iyi yönleri olduğu kadar da, kötü yönleri de vardı. Büyük bir dünya yapmışlardı ama bomboşdu? Gezecek, keşfedecek mekan sayısı çok azdı. Buna rağmen FC2, 2008’in en iyi oyunlarından biriydi. (Kişisel Notum: 84)
Call of Duty: World at War: İki farklı oyun var gibiydi CoD 5’in içinde. Birincisi, rezalet kurgusu, sıkıcı işleyişi ile Amerikan senaryosu, bir diğeri de harika karakterleri ve mükemmele yakın akıcılığı ile Sovyetler senaryosu. İncelemem de belirttiğim gibi, sırf Sovyetler ile oynamak için bile bu oyun alınır. Price’a bir rakip geldi, Reznov. (Kişisel Notum: 79)
Left 4 Dead: İşte 2008’in en iyi FPS’si! Valve yine klasını konuşturmuş. Team Fortress 2’den sonra, Left 4 Dead gibi harika bir oyun ortaya çıktı. Singleplayer oynamanın da zevkli olduğu ama asıl olayın Multiplayer’da olduğu harika bir oyun. Zombilerden kaçarken dostlarımızı unutmak, yardımlaşma, yere düşeni geride bırakma, utanç... ve tabi ki, gerilim. Bu oyun herşeyi kapsıyordu, eğer daha almadıysanız, çok şey kaçırıyorsunuz demektir. (Kişisel Notum: 94)

Conflict: Denied Ops: Hep iyi oyunlara mı bakacağız yahu? Gelin, rezalet bir oyun var burada. Aslında hiç konuşmamak gerekir ya, hadi neyse. Rezalet. Evet, hiç konuşmadım. (Kişisel Notum: 30)
Assassin's Creed: Ne yazık ki 2008’in hayal kırıklıklarından. Tamam güzel, harika bir ortam yapmışsınız, ilgimi çeken bir konusu var ama hep aynı şeyleri yapıyoruz? Önce birkaç adam dinliyoruz, sonra parkurda koşuyoruz ve suikast yapıyoruz. Bu döngü hep devam ediyor. Jade Raymond’cum, birkaç fırın ekmek daha seni bekler. (Kişisel Notum: 78)
Grand Theft Auto IV: Artık diyecek pek bir söz yok gibi. GTA IV’ün neler yapabileceğini herkes biliyor ama konsolda ve pc’de ayrı ayrı bakmak gerekir. Pc’deki optimizasyon eksiklikleri ve buglar sayesinde, oynamak işkenceye dönebiliyordu. Bundan dolayı notumu ayrı ayrı vereceğim. (Kişisel Notum –Konsol-: 92) Kişisel Notum –PC-: 85)
Prince of Persia: 2008 yılının en iyi oyunu. Harika görsellik, mükemmel anlatım ve “uyum”un içinde, oyunun kolaylığı ve ölmemek hiçbir şey kalıyor. (Kişisel Notum: 96)

Dead Space: Bu yılın en iyi korku-hayatta kalma oyunlarından biri. Her ne kadar etkili silahlara sahip olsak da, zırhımız oldukça kuvvetli olsa da, karşılaştığımız “şeyler” bizi yeteri kadar aciz duruma düşürmeye yetiyordu. Her daim gerilim içinde kalıyorduk. (Kişisel Notum: 86)
Mass Effect: Kaç kere dediğim gibi, Açık uçlu, non-lineer oyunlara bayılırım. Mass Effect de bu kategoriye girdiği için günlerce oynadım. Savaş ve diyalog sistemini oldukça başarılı buldum. Gezilecek mekanlarda fazla detay olmaması ise, bir eksisi olarak kaydedilebilir. (Kişisel Notum: 85)
Spore: Bir hayal kırıklığı daha. Tamam güzel, fikir mükkemmel. En başlarda zevkli de zaten ama bir süre sonra sıkmıyor mu? Beni oldukça sıktı çünkü. Ayrıca oyanıştaki basitlik, çok “basit” olmuş. (Kişisel Notum: 74)
Evet arkadaşlar, biliyorum; geçen sene bundan çok daha fazla oyun çıktı ama dediğim gibi, bu listeyi kendimce yaptım. Hayal kırıklıkları ve sürprizlerle dolu geçti geçen yıl. Bu sene de öyle geçecek gibi. Zaten iyi not alması beklenen oyunların yanında, ben özellikle; Cryostasis: The Sleep of Reason, Command & Conquer: Red Alert 3 – Uprising, Tom Clancy's H.A.W.X., Guitar Hero: Metallica gibi oyunların sürpriz yapmasını bekliyorum.
En son olarak da, bu yılın ilk 5’ini çıkarıp, yazımı sonlandırayım. İyi oyunlar efendim.
1- Prince of Persia
2- Command & Conquer: Red Alert 3
3- Left 4 Dead
4- Race Driver: GRID
5- S.T.A.L.K.E.R.: Clear Sky
|